2006-2011 yılları arasında SSCI kapsamındaki dergilerde yaptıkları 920 yayın içinde ilk 10 derginin sıralaması aşağıdaki tabloda verilmiştir. Bu dergilerde yapılan yayınların toplamı 427′dir ki bu toplam yayınların yaklaşık yüzde 46′sını oluşturmaktadır.

Dergiler içinde ilk sırayı 141 yayın ile İktisat İşletme ve Finans dergisi almıştır. İktisatçıların yayın performanslarına ilişkin önceden yapılmış çalışmalar araştırmacıların kendi ülkelerinde yayınlnan dergilerde daha fazla yayın yapma eğiliminde olduklarını bulmuşlardır (Coupe, 2002, Lubrano et.al., 2003). Türk iktisatçılar için yapılmış önceki bir çalışma (Çokgezen, 2006) benzer eğilimin Türk iktisatçılar için de geçerli olduğunu göstermiştir. İlgili dönemde, Türk iktisatçıların yayınlarının yaklaşık % 15′inin,Türkiye’de yayınlanan İktisat İşletme ve Finans dergisinde yayınlanmış olması 2009 yılında SSCI kapsamına giren derginin Türk iktisatçıların yayın performanslarına olumlu katkı yaptığını göstermektedir.

Devamı »

Son günlerde eğitim gündemdeki en önemli tartışma konuları, 5+3 mü olsun yoksa 4+4+4 mü? Din dersi seçmeli mi olsun zorunlu mu? Din dersine abdest alarak mı girilsin alınmadan mı? Seçmeli Kürtçe dersi konsun mu konmasın mı? Üzerinde kimsenin anlaşamadığı bir dizi tartışma sürüp gidiyor. Mevcut sistemde bu tartışmaların olması ve alınacak kararların geniş bir kitleyi mutsuz etmesi kaçınılmaz. Çünkü mevcut eğitim sisteminin mantığı ciddi biçimde sorunlu.

Türkiye’deki eğitim sisteminin en önemli sorunu aşırı derecede merkezi olması. Vatandaşın tercihlerine ya hiç yer vermiyor ya da çok sınırlı yer veriyor. Halbuki eğitim için harcanan para vatandaşın parası, çocuk vatandaşın çocuğu. Ama çocuğun nasıl eğitim alacağına, vatandaşların parasının nasıl harcanacağına Ankara’daki politikacılar karar veriyor. Doğal olarak, politikacıların verdiği kararlar, aynı siyasi görüşe sahip vatandaşları bile memnun etmiyor.

Halihazırdaki iktidar partisinin eğitim alanında yapmak istediklerine karşı çıkanların da iktidar partisinden pek bir farkı yok. Aradaki tek fark ‘Vatandaşın çocuğunun nasıl eğitim alacağına siz karar vermeyin. Biz karar varaelim.’ Bu karmaşada ‘Kardeşim, para vatandaşın, çocuk vatandaşın. Bırakalım, vatandaş çocuğuna nasıl eğitim aldırmak istiyor ise aldırsın’ diyen yok. Ya da bu tarz konuşanların sesi çok fazla çıkmıyor. Halbuki bu grubun daha geniş kitleleri memnun edecek bir alternatifi var: Eğitim Kuponları

Devamı »

Yeniden reyting meselesi

Reyting konusuna uzun zamandır kafayı takmış durumdayım.  Bu konuda daha önce de yazdım (http://ekonomiturk.blogspot.com/2009/01/herkesin-hakkn-ben-korurum.html). Bu işte anlamadığım bir şey var: Eğer reyting kuruluşu gerçekten doğru ölçümler yapamıyorsa ya da bilerek yapmıyorsa bu duruma tepkinin önce reklam verenlerden,  TV şirketlerinden ve reytingi düşük bulunduğu için yayından kaldırılan dizi yapımcılarından gelmesi gerekir. Bunların da yapacağı iş de basittir: Reyting ölçümünden çıkmak, bu ölçüme güvenmediğini açıklamak vs.  (Sadece TRT bu ölçümlerden çıkmıştır) Halbuki tepki TRT, RTÜK vs gibi hep hükümet ile ilgili kesimlerden geliyor.  Nedense ben bu işten kıllanıyorum. Yoksa, yanlış akıl yürütüyor ve  boşuna mı kuruntu yapıyorum?

Piyasaların kendiliğinden ortaya çıkan doğal süreçler olduğuna, bu doğal işleyişin insanların mutluluğunu arttıracağına, müdahalelerin ise -beklenenin aksine- arzulanmayan sonuçlar doğuracağına inanırım. Geçenlerde kızımın başından geçen bir olay, bu inancımın daha da pekişmesine yol açtı. Bunu sizlerle de paylaşmak istedim:

Kızım bu sene üzerinde Disney Karakterlerinin resimlerinin bulunduğu kartları biriktiriyor. Bu kartları ya para ile alıyorsunuz ya da Migros’tan 25 TL’lik alışveriş yaptığınızda hediye olarak veriyorlar. Kızımın bu seneki en büyük hedeflerinden biri 105 karttan oluşan bu seriyi tamamlamak.

Devamı »

Benim iki tane kızım var. Biri 10 diğeri 7 yaşında. Her baba gibi onlara aşığım. Onlarla vakit geçirmeyi çok seviyorum ve bunun için her fırsatı değerlendiriyorum. Birlikte geçirdiğimiz anlarda bazen beni çıldırtsalar da, çoğu zaman çok eğleniyorum. Hatta öğreniyorum. Öğrendiklerimin bir kısmı da ekonomi ile ilişkili. Alın size örnek.

Devamı »

Yeni bir Bedelli Askerlik tasarısı kabul edildi. Hayırlı uğurlu olsun. 30 yaşına kadar askerden kaçmayı ve 30 bin TL parayı bulmayı başaran askerden yırtacak. Hükümet hem para hem oy toplayacak. Askerliğini yapmış olanlar bunun haksızlık; yırtanlar, gerekli olduğunu savunacak. Yaşı tutmadığı için bu uygulamadan yararlanamayanlar ‘Vicdani retçi olsam askerlikten beleşe sıyırır mıyım?’, ‘Bir yüksek lisans programına yazılsam en az iki sene daha askerliği erteletirim. İki seneye kadar da memlekette ya seçim ya da deprem olur. Yeniden ‘paralı askerlik’ çıkar’ opsiyonlarını değerlendirmeye başlayacaklar.

Devamı »

Son günlerde gündemin en önemli konusu futbol dünyasında yaşanan gelişmeler. Birçok klüp yöneticisi, futbolcu, menajer futbola hile karıştırdıkları gerekçesiyle göz altındalar. Zanlılar hakkında birçok suçlama var ama benim en çok dikkatimi çeken F. Bahçe’nin, Eskişehir – Trabzon maçı için Eskişehir’e teşvik primi vermiş olması. Yani Fenerbahçe, şampiyonluktaki en büyük rakibi olan Trabzonspor’a karşı daha iyi oynaması için Eskişehirspor’a para vermiş.

Devamı »

Rekabet Kurumu Başkanlığı’na,

Sayın Yetkili,

Bildiğiniz gibi, Rekabet Kanunu’nun 6. maddesi teşebbüslerin hâkim durumlarını rakiplerine ve ürettiği mal ya da hizmetin alıcılarına karşı kullanmasını engellemek amacıyla düzenlenmiştir.  Ancak, birçok endüstride kanuna aykırı davranışlar söz konusudur. Bunlardan biri de özel okullardır.

Türkiye’de birçok veli çoğu zaman şartlarını zorlayarak çocuklarını, daha iyi bir eğitim almalarını sağlamak amacıyla özel okullara göndermektedir. Tabii ki bunun bir bedeli vardır ve hizmeti alanlar bu bedeli ödemek zorundadır.

Devamı »

Mağduriyet…

Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi şehirdeki ticari taksi ve minibüs işletmecilerini mağdur ettiği gerekçesiyle Ankara’daki alışveriş merkezleri ve marketlerin ücretsiz servit hizmeti vermesini yasaklamış.
Bu kararın tek bir etkisi olur o da marketler ve alışveriş merkezleri arasındaki rekabeti yumuşatmak. Zaten bu uygulamanın durdurulmasını talep edenlerden biri Ankara Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendecileri Derneği imiş. Görünen o ki marketçiler kendi aralarında anlaşıp durduramadıkları rekabeti yasa çıkarak durdurmayı başardılar.
Bu arada ‘bedava servis’ hizmetini durdurma kararına olumlu oy vermiş belediye meclisi üyelerine sormak gerekir: Belediye Tiyatroları, özel tiyatroları, belediyenin ekmek fabrikası özel ekmek fabrikalarını mağdur ediyor acaba onları da kapatmayı düşünüyorlar mı?

« Geri - İleri »