Yukarıdaki haber 1 Haziran tarihli butun gazetelerde vardı. SPK Türkiye Gazetsinin halka arzına izin vermiş. Bildiğiniz gibi Türkiye Gazetesi bundan yaklaşık 10 yıl önce batan ve yaklaşık 60 bin mudisine 1 milyar doların uzerinde borcu olan İhlas Finasın da sahibi olan Ören ailesine ait.
Bu haberi okuyunca şu sorular aklıma geldi:
- Acaba Cem Uzan şu an Türkiye’de bir şirket kursa ve halka açılmak istese SPK izin verir mi?
- Bankası batan birçok patronun malı musadere edildi. Bu adamlar ‘hortumucu’ olarak damgalandı. Aynı durumdaki Enver Ören’in itibarının SPK tarafından tescillenmesi çelişkili değil mi?
- Hükümet, İmar Bankası olayında garanti kapsamı dısında olan 50 milyarın uzerindeki mevduatı bankanın batmasından sonra garanti kapsamına aldı. Cem Uzan’a güvenmiş kişilerin riskini vergi verenlere yükledi. Eğer yapılan doğru ise aynı şeyi neden İhlas Finans için yapmadı?
- İhlas Finas’a borçlarını ödemesi için başlangıçta 5 yıl süre verilmişti. Sonra bu süre 10 yıla uzatildi. Bu şekilde borç tasfiyesi uygun bir yöntem ise neden bankalar için de aynı yöntem uygulanmadı?
- SPK’nın halka açılma iznini, BDDK’nın İhlas Finas’a bankacılık izni takip edebilir mi?

Yorum yapın