Temmuz 2008 Arşivi

Odoneler ve Kıraçlar

Yıllar önce sinemada ‘Lorenzo’nun Yağı’ filmini izlerken birçok seyirci gibi ben de gözyaşlarımı tutamamıştım. Gerçek bir olaya dayanan film, o zamana kadar bilinen bir tedavisi olmayan ALD hastalığına yakalanan ve doktorların iki yıl ömür biçtiği, Lorenzo isimli 5 yaşındaki oğullarını kurtarmak için Odone Ailesi’nin verdiği insanüstü mücadeleyi anlatıyordu. Tıp ile hiçbir ilişkisi olmayan anne-baba, oğullarının hastalanması üzerine başlattıkları araştırma sonucunda elde ettikleri yağ ile hastalığın ilerlemesini durduruyorlardı.  İşte bu filme konu olan ve teşhis konduğunda doktorların ‘iki yıl yaşar’ dediği küçük Lorenzo 30 yaşında ölmüş.

Devamı »

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Petrol Ofisi’nin (PO) OMV şirketi ile yaptığı anlaşmanın kamuoyuna açıklanmadan önce “içerden öğrenenlerin ticareti” suçunun tüm unsurlarını içeren işlemleri nedeniyle Ahmet Önder Fırat ve Fatih Akol hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacakmış. Özetle, bu iki şahıs bir şekilde PO’nun OMV’ye satılacağını öğrenmişler ve PO hissesi alıp büyük kazanç elde etmişler. Bu yüzden SPK da bu şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunmuş.

Devamı »

Milyonlarca öğrencinin daha iyi liselere, üniversitelere girebilmek için katıldıkları yarışma sınavları geçen ay yapıldı. Öğrenciler bu sınavlarda gösterdikleri performansa göre bir okula yerleştirilecekler ya da yerleştirilemeyecekler.

Devamı »

Eczacılar bazı ilaçların marketlerde satılmasına olanak veren yasal düzenlemeye karşı eylem başlattılar. Eczane vitrinleri simsiyah. Eczacılar böyle bir uygulamanın halkın sağlığı ile oynamak olduğunu iddia ediyorlar.
Birileri çıkıp da ne zaman halkı korumak adına bir şeyler yaptığını söylese ben bunun arkasında bir bit yeniği ararım. Ben bu işin ne mahsuru olduğunu bir türlü anlayamadım.

Devamı »

İslam ve mantık

Balçiçek Pamir’in Söz Sende programına konuk olan Tekbir Giyim’in sahibi Mustafa Karaduman İslam dışındaki bütün sistemlerin zinayı yasal hale getirdiğini ve İslam’da erkeklerin 4 eşle evlendiğinde zinanın önüne geçildiğini söylemiş.
İslamcı kesimin bir sıkıntısı var. Sürekli olarak, inançları ile ilgili konulara mantıki açıklamalar getirmeye çalışıyorlar. Halbuki, adı üstününde, bunun adı ‘inanç’. Bilimsel açıklamalara ihtiyacı yok. İnanırsın ya da inanmazsın. İnançlara mantıki açıklamalar getirme çabası inananları zor durumlara sokabilir.
Mesela, şimdi Karaduman’ın açıklamasına karşı birisi de çıkıp ‘İslam 4 eşle evliliğe izin veriyor. Kadınlar ve erkeklerin sayısı da yaklaşık olarak eşit olduğuna göre bu her 4 erkekten üçünün evlenecek bir kadın bulamaması anlamına geliyor. Yani, İslam homoseksüelliği teşvik ediyor’ dese ne olacak?

BİT yeniği

Ankara halkına taze portakal suyu içirmek için kurulan Belso A.Ş.’nin Genel Müdürü Çetin Cin ve yardımcısı Taner Özeş hakkında dolandırıcılık davası açılmış. İddianamede, iki yöneticinin şirketi 2 milyon YTL zarara uğratmaktan 2-7 hapsi istenmiş.
AKP hükümetini anlayamıyorum. Bir yandan, merkezi hükümette ‘bu işler devletin işi değildir, kamuya yük getiriyor’ gerekçesiyle kamu işletmelerini özelleştiriyorlar. Diğer taraftan, yerel yönetimlere BİT (Belediye İktisadi Teşekkülü) adı altında şirketler kurdurup portakal suyu sattırıyorlar, çay bahçesi restoran, fırın işlettiriyorlar.
Anladık, ayakkabı, basma, çimento üretmek ve satmak devletin vazifesi değil. Peki, belediyenin görevi portakal suyu satmak mı? Vatandaş portakal suyunu Kızılay’da her köşe başındaki büfelerden birinde içse, belediye de Ankaralılara daha iyi içme suyu, kanalizasyon vs hizmeti verse daha iyi olmaz mı?

Sezen Aksu Sulukule’yi ziyaret etmiş ve ‘Sulukulemizi yıktırmayacağız’ demiş.
Dikkat ediyorum. Sulukule mahallesinin yıkımına karşı çıkanlar ya Romanların kapısından bile geçmesine izin dahi verilmediği sitelerde ya da Romanların vize almayı hayal bile edemeyeceği Avrupa ülkelerinde oturuyor. Bu kişilerin görüşleri gazetelerde yer alırken, hiçbir gazete Sulukulenin arka sokakta oturanların fikrini sormuyor. Ben, arka sokakta oturanların fikrinin farklı olacağını düşünüyorum. Ayrıca, yıkıma karşı çıkanlar Sulukule’nin arka sokağında otursalardı aynı fikirde olurlar mıydı? Bunu da çok merak ediyorum.

Kapat
E-posta ile paylaş