Bağırtarak öğrenme

Son günlerde en çok tartışılan konuların başında hükümetin yapmayı planladığı Sosyal Güvenlik Reformu geliyor. Bu reform tasarısı yasalaşırsa bundan böyle sigorta sisteminin çalışanlara maliyeti daha yüksek olacak. O yüzden tüm muhalefet, sendikalar, çalışanlar reforma karşı. Ancak, muhalefet ne kadar bağırsa da hükümet iflas etmiş Sosyal Güvenlik sistemini bataktan çıkartabilmek için, kendisi de istemese bile, bu reformu yapmak zorunda.
Olayların bu noktaya gelmesinde ciddi bir ‘zihniyet problemi’ yatıyor. İnsanımız, Sosyal Güvenlik Sistemini bir iktisadi oluşum olarak değil, bir hayır kurumu gibi görüyor. Bu yüzden bir kişilik prim ödeyip beş kişiyi tedavi ettirebileceğini; 20 sene prim ödeyip, 40 sene emekli maaşı alabileceğini, hatta bütün bunların hiç prim ödemeden mümkün olabileceğini düşünüyor. Maalesef ki politikacılar da yıllar boyunca vatandaşı bunun mümkün olmadığına ikna etmektense, oy uğruna, onların dümen suyuna gitmeyi tercih etmiş. Şimdi bıçak kemiğe dayandı. Vatandaş zamanında ikna ile öğrenemediğini bağra bağıra öğrenmek zorunda.

Bir yorum

  1. Çağatay - 20 Nis 2008 - 2:14 pm

    Konuyla ilgili aklıma şu fıkra geldi.
    Adamın biri lokantanın önünden geçerken camdaki şu yazıyı görmüş.Büyük kampanya sen ye torunun ödesin.Hemen içeri girip hesap ödemeyeceği için tıka basa karnını doyurmuş.Yemekten sonra garson yüklü bir fatura getirince şaşırmış ve garsona kampanyayı hatırlatarak hesabı torunum ödeyecek demiş.Garson da bu hesap zaten sizin değil dedenizin yediklerinin hesabı diye karşılık vermiş.

    Bence içinde bulunduğumuz durum ile birebir örtüşüyor.Eski siyasilerin popülist politikalarına prim tanıyan seçmen çocuklarının geleceğini ipotek altına aldığının farkında değildi.Bu seçmen kalitesiyle de alakalı bir durum.Onun içindir ki dağdaki ile şehirdekinin oyu eşit olmatabilir.Bu da yıllardır ders olarak okutulsa dahi kimsenin çözemediği bir paradoks.

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş