Hakim ve manken
22 Şubat tarihli Vatan gazetesinde yer alan habere göre, evinden para ve mücevherleri çalınan manken Nigar Talibova’ya dava duruşmasında hakim Ahmet Korkusuz “Bu parayı nasıl kazandın? Ben 25 yıllık hakimim. Hayatımda görmedim” demiş.
Nerden bakarsanız bakın sinir bozucu bir durum. Davacı olarak bulunduğunuz mahkemede hakim hırsızı değil, sizi sorguluyor. Bununla da yetinmeyip kendisinin sizden daha fazla para kazanması gerektiğini ima ediyor. Aslında, Talibova’nın Hakimden fazla para kazanması için bir sürü sebep var.
Öncelikle, Talibova hakimden daha güzel. Bilimsel çalışmalar güzellerin daha fazla kazandığını gösteriyor.
İkincisi, mankenlik çok kısa süre yapılabilen bir meslek. Halbuki hakim 25 seneyi devirmiş olmasına rağmen hala hakimlik yapabiliyor.
Üçüncüsü, hakim devletin güvenli kanatları altında. Ömür boyu iş garantisi var. Talibova ise risk alıyor. Yarın işsiz kalmaması için hiçbir sebep yok.
Dördüncüsü, Talibova’nın hizmetlerine tüm dünyadan talep var. Hakimin hükmü ise Kapıkule’ye kadar.
Listeyi uzatmak mümkün ama devam etmek istemiyorum. Aslında bu konuyu yazmak da istemiyordum ama Türkiye’de bazı insanlar, nedendir bilinmez, kendilerini her konuda ‘diğerlerinden’ daha fazla hakları olduğuna ikna etmiş durumdalar. Birinin onlara bunun sadece kendi kuruntuları olduğunu anlatması gerekiyor.
2 Yorum

90 bin euro nakit bulunan bir ev … Bahane de şu: Bir sonraki gün ev alacaktım… Kardeşim, bankalar para transferi yapıyorlar zaten. Ekmek mi alıyorsun, ev mi? …
Hakimin karşılaştırma yapması komik olmuş.(haşa, manken tabi ki daha fazla kazanmalı) Sizin sebeplerinize bir sebep de ben ekleyeyim: Hakimler transfer aracı olarak kullanılmaz. Parayı alırsa paşa gibi kendi alır.!
Bu örnekten de anlayacağımız üzere personelle alakalı köklü bir kamu reformu şart.Rüyasında bile göremeyeceği imkanlara kamu sayesinde sahip olanlar asli görevlerini unutup kendilerini devlet gibi görmeye başlayabiliyorlar.Çözüme yönelik reformu ise yine aynı kamu bürokratlarından bekliyoruz.Bu mümkün mü?Çözüm sivil toplum örgütü-bürokrat-siyasilerden oluşacak temsilcilerin konsensüsü ile gerekli reformların yapılması ve sivil toplum kuruluşlarının siyasiler üzerinde baskı kurması, bunun sonucu da kamu hıyerarşisinin siyasiler için rant amaçlı değil hizmet amaçlı denetim altında tutulması ile sağlanabilir.(Ayrıntı-bu sürece ayırım yapılmaksızın tüm kamu kuruluşlarının dahil edilmesi)