TRT’nin yeni Genel Müdürü kurumda aşırı personel olduğundan yakınmış ve ‘bu kadar personelle 40 kanal yönetilir’ demiş. TRT’nin özel kanallarla rekabet etmeyi hedeflediğini, bunun için kaliteli yayınlara önem vereceğini, her türlü alt yapıyı kuracağını, paradan da kaçınmayacağını ifade etmiş (Star, 7 Aralık 2007).Bir yandan ‘devlet ekonomiden elini çeksin’ naraları atılırken hala TRT’nin özelleştirilmesinin ya da kapatılmasının neden hiç tartışılmadığını merak ediyorum. Bazıları, özel kanalların magazin ağırlıklı olduğunu, TRT’nin ise sosyal ve kültürel ağırlıklı programlar yayınlayarak ülkedeki yayın kalitesinin gelişimine katkıda bulunacağını  iddia ediyor. Halbuki TRT Genel Müdürü de hedeflerinin özel kanallarla rekabet etmek olduğunu söylüyor. Nitekim yılbaşı programı için Tarkan ve Sibel Can ile anlaşılmış. Bence, bugün pijamalık kumaş almak için ne kadar Sümerbank’a ihtiyacımız varsa Sibel Can’ı seyretmek için o kadar TRT’ye ihtiyacımız var. Ayrıca TRT vatandaşın vergileriyle finanse edilen bir kuruluş. Düşünsenize, bizden zorla vergi alıp, zorla Sibel Can’ı seyrettiriyorlar. Ya, ben Sibel Can’ı sevmiyorsam? Bunun yerine, devlet bizden TRT için hiç vergi almasa, parası cebinde kalan vatandaş isterse Sibel Can’ın (ya da kendi beğendiği bir sanatçının) konserine gitse daha iyi olmaz mı? 

Not: Bu yazı yayınlandıktan sonra Sibel Can ve Tarkan’a rağmen yılbaşı reytinglerinde TRT’nin ancak 5. sırada olabildiği açıklandı. Bu yılbaşı TRT için büyük bir fiyasko olarak tarihe geçti.

3 Yorum

  1. aslıhan - 24 Oca 2008 - 8:53 pm

    Dokunmayın TRT’me Gariptir*

    GİRİŞ:
    trt çocukluğum(uz)un tek eğlencesi değildi belki,zira sokaklarda doyasıya ve kaygısızca ve korkmadan oynayabilen bir kuşaktık biz(80 lerin sonunda doksanların başında çocuk olmak) ama farklıydı.içine onca şeyin nasıl sığdığını anlayamadığım akıllı kutuydu o.(evet ben de o süper zeki çocuklardan biriydim ama artık gerçeği biliyorum,içinde kimse yokmuş:) gayet özel bir “şey”di benim için.evet şeydi.kanal deyip geçemeyecek kadar mühimsiyordum yani.tusubasanın son saniyede attığı gollere acayip mutlu olurduk ailecek.sonra georgia vardı,onu seven iki yakışıklı:) çizgi karakter vardı,ama sonunu hatırlayamadım çizgifilmin.sahi nasıl bitiyordu?georgia hangisiyle evlendi?sanırım o ara özel kanallar tek tek yayına başladı.ben de eski alışkanlıklarımı bir kenara bırakmış olmalıyım.nils ve uçan kaz,susam sokağı,dallası hatırlıyorum çok az da…perihan abla,erkan yolaç ..bir de saat yedide çıkan bi bayan vardı,edebiyat,sanat,kültür konularından konuşurdu.hala var kendisi.maşallah demek istiyorum buradan:)hatırlayamadığım için ismine yer veremediğim karakterlerden özür diliyorum.hepsini saygıyla anıyorum:)
    GELİŞME:
    sonra dışarıda daha az vakit geçirdiğimi farkettim.büyüdüm galiba o aralar..ben büyürken de bir sürü özel kanal açıldı tabi.renkli bir dünyanın kapılarıydı.kumandada ilk tuşta kayıtlı olmasına rağmen(hala öyledir,saygıdan olsa gerek:)eskisi kadar açılmaz oldu .sevimsiz koroları gelir gözümün önüne. klasik türk müziğine yıllarca uzak kalmışsam müsebbibi trt dir.daha yeni yeni atıyorum üzerimden de birer ikişer dinlemeye başladım:)büyüdüm dedim ya,zaman geçti biraz daha büyüdüm ..hatta biz büyüdük ve kirlendi dünya diyor ya şarkıda..onun gibi olsa gerek.büyüyünce tamamen duygusal olarak (yazık seni izleyen yok mu nevinden acıma duygusu,turk vatandaşı olarak vicdani sorumluluk duygusu,nadiren de olsa diğer kanallarda bulamadım trt’de kesin vardır duygusu..gibi duygular) izleme oranımı artırdım.çok tv izlemeyen birisi olarak(öyle derler ya,entelektuel gorunmek için:)arada güzel işler yaptığını düşünüyorum.ama o kadar uzun aralıklarla yapıyor ki bunu, devletin bir yayın organı olması fikrini sevmeme rağmen, böyle olacaksa hiç olmasın diyesi geliyor insanın.açıkçası bu saatten sonra da hazırladığı dizilerle,eğlence programlarıyla kolektif bir bilinç oluşturup topluma ve diğer kanallara örnek olacağını sanmıyorum.
    SONUÇ:
    yandı bitti kül olmadı tabi herşey..
    elinde her alanda müthiş geniş arşivi olduğu herkes tarafından bilinen trt bunları güzel sunumlar eşliğinde paylaşsa keşke..çok da güzel olur.

    “önce alışveriş sonra fiş ” dışında özendirici ya da örnek olabilecek alternatif yapımlar mutlaka çıkacaktır.biraz düşüneyim yazarım:)
    ama öncelikli olarak özel kanallarla rekabet politikasından vazgeçilmelidir.özel kanallar ne veriyorki bize, onlara yetişmeye çalışılıyor,anlamış değilim.daha özgün daha özel daha kaliteli daha dolu bir şeyler beklerim..trt de hep bir reform muhabbeti döner durur..döner durur..durur.

    bugün size trt ‘yi ve çocukluk anılarımı anlattım.iyi günler.
    (tam burda ekran donsun ve cam bir sürahi konsun)

    *bu, yorumumun başlığı olsun istedim.

    önemli not:iş bu kanal,münferit bir olaydır.

    az önemli not:iş bu yazı “those were the days” konseptinde yazılmış klasik bir eskiye özlem yazısıdır.kişi ve kurumlar tamamen gerçektir.

    alakalı alakasız not: yılbaşı programından sonra TRT’ye Tarkan Radyo Televizyonu diyenler de olmuştur..

    sonnot:cümle aralarına çok parantez açtığımı farkettim,parantezi okuyacağım derken okuduğunu anlamıyor insan.özür.bir özür de sayın çokgezen’den,webbloğunuzu kendi günlüğüm gibi kullandım bu yazıda galiba.kusura bakmayın artık:)

  2. mehmet - 08 Şub 2008 - 11:42 am

    çok güzel yazmışın da ben tusubasanın en psikopat hayranı idim ama benim bildiim tusubasa kanal d de çıkıodu…senin bahsettin tusubasa çakma tusubasa diilse tabi:)

  3. aslıhan - 08 Şub 2008 - 5:12 pm

    kötü para iyi parayı kovmuş,tusubasa kanal d ile mi hatırlanır olmuş:p(hayata olaylara ekonomik bakayım dedim:)
    ben de sıkı takipçisiydim.çakma durumu kanal d versiyonu için sözkonusu olabilir.zira trt nin ilk ulusal kanal olduğunu düşünürsek bunu anlamak zor olmayacak.ya da kuşak farkı diyelim,sen kanal d yayınına yetiştin:p
    seksenlerin animesi tusubasa..şimdi büyümüş kocaman olmuştur o da..hangimiz aynı kaldıkki:p
    duyduğuma göre bazı kanallarda dönem dönem yayınlanıyormuş.
    işte bu.yayınlanmasa da mühim değil zira tusubasa ölmedi kalbimizde yaşıyor:p

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş